Sitemize destek vermek için aşağıdaki kodları sitenizin ana sayfasında uygun bir yere yapıştırabilirsiniz.

8 Eylül 2008 Pazartesi

Yine ben yine yarışma konumuz lida=)

Merhaba Bugün yeni bir yarışmaya başladım. bu yarışmanın adı Lida Bu yarışamadaki amacımız Lida kelimesinde google'da ilk 10 içerisine girebilmek. işimiz biraz zor olsada zorun üstesinden gelmeyi başarabileceiğimi tahmin ediyorum. şimdikil bu kadar sevgiler.

21 Ağustos 2008 Perşembe

Blog güncelleme.

Bu bloga uzun zamandır yazmıyordum fakat burayı artık SEO yazrışmaları hakkında ve SEO hakkında bilgilendirme amaçlı yazılar yazmak için kullanacağım.

Bu yıl R10.net tarafından 3. sü düzenlenen SEO yarışmasından bahsedeyim biraz.

1. Yarışma 05 haziran 2008 saat 22:30'da başlayacak ve 31 aralık 2008 saat 23:59 da bitecektir..
Yarışma kelimeleri (tırnak içinde):
"adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması"

2. Google.com.tr adresi farklı datacenterlarda yayın yapıyor. Datacenterlar arası tam senkronizasyon yarışmanın biteceği zaman gerçekleşmemiş ise farklı sıralama sonuçları doğacaktır bu sebeple yarışma sonuçlarını kontrol için belli bir ip adresini referans kabul edilmesi daha uygun olacağı için belirlenen ip adresleri:
Ana ip adresi: 66.249.93.147
Yedek ip adresi: 66.249.93.99

3. Yarışmamızın Sponsoru "AD İnteraktif Reklam Hizmetleri Ticaret A.Ş" firması yarışmaya katılacak sitelerde" adtech text reklamlarının" olmasını ve en az 1 reklam alanında "adtech text reklam" kodunu sitelerine koymalarını zorunlu olarak istemektedir. Bu sebeple eğer adtech yayıncısı değilseniz buradan üyelik alıp yarışmaya katılacağınız sitenize adtech reklam kodlarından en az 1 tanesini koymanız gerekmektedir. Sitenizde yayınlayacağınız adtech text reklam gelirleriniz hesabınıza ay sonunda yatırılacaktır. Bu sayede yarışmacılar adtech reklamlarındanda para kazanabileceklerdir.

4. Yarışmaya katılım ücretsizdir. Yarışmaya katılacak domainin register tarihi 05 haziran 2008 tarihinden sonra olmalıdır. Yarışmanın ilan tarihinden önce kayıt edilmiş domainler katılırsa diskalifiye edilecektir.

5. Subdomain ile yarışmaya katılamazsınız. Ücretsiz alan adları ile yarışmaya katılamazsınız. Ücretsiz bloglar ile yarışmaya katılamazsınız. (siteadi.blogspot.com vs vs.)

6. Yarışmaya katılabileceğiniz site sayısı konusunda sınırlandırma bulunmamaktadır. İstediğiniz kadar siteniz ile yarışmaya katılabilirsiniz.

7- Yarışmaya katılan siteler r10.net nofollow kullanılmadan link vermeleri zorunludur.

"adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması"

"adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması" Güzel bir yarışma oluyor heleki iyinetteki yarışmanın sonlandırılmasından sonra tüm SEO'cuların bu yarışmaya yönelmesi işleri daha da kızıştırdı sanıyorum.

4 Mart 2008 Salı

Küresel ısınma hızlanıyor

Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, atmosfere salınan sera gazlarının yüzde 15’ini emen Güney Kutbundaki okyanus çukurları, bu işlevlerini kaybetmeye başladı. Bu da, küresel ısınmanın daha da korkutucu boyutlara geleceği anlamına geliyor.

buzullar

İSTANBUL - Küresel ısınma, Güney Okyanusu’nun karbondioksit (CO2) soğurmasını azaltıyor. Uluslararası uzmanlardan oluşan bir ekibin 4 yıl boyunca yaptığı ve Science dergisinde yayımlanan bir araştırma, gelecekte küresel ısınmaya yol açan karbondioksit oranının tahmin edilenden daha yüksek olacağını ve küresel ısınmanın hızlanacağını ortaya koydu.

Zira araştırmaya göre, atmosfere salınan karbon gazının yüzde 15’ini emen Güney Kutbundaki okyanus, artık bu işlevini tam anlamıyla yerine getiremiyor.

Bunun nedeni de küresel ısınmanın etkisiyle rüzgarların şiddetinin artması. Okyanuslardaki karbondioksitin büyük kısmı diplerde bulunuyor. Kuvvetli rüzgarlar da, Antarktika kıtasını çevreleyen denizlerde diplerdeki karbondioksit taşıyan suları yüzeye çıkarıyor. Yüzeydeki karbondioksit yeniden atmosfere karışıyor.

Sonuçta, atmosferdeki karbon gazı miktarının çoğalması, küresel ısınmayı yüzde 30’a kadar artırabilir.

Araştırma, Antarktika’da sera etkisi yaratan gazların birikmesi ve ozonun azalmasının neden olduğu hava akımlarının yoğunlaşmasının, soğurma kapasitesini doyma noktasına getirerek suda biriken karbondioksidi (CO2) açığa çıkardığını da gösterdi.

fabrikalar

“BU CİDDİ BİR DURUM”
Araştırmanın katılımcılarından East Anglia üniversitesinden Corinne Le Quere, “İlk kez iklim değişikliğinin Antarktika Okyanusu’nun havadaki karbondioksidi (CO2) soğurma kapasitesinin doygunluk noktasına ulaşmasının sorumlusu olduğunu söyleyebiliriz, bu ciddi bir durum” dedi. Le Quere, “iklim değişimiyle ilgili tüm bilgi işlem modellerinin bu olayın bu yüzyıl boyunca yoğunlaşarak süreceğini gösterdiğini” belirtti.

Bu araştırmaya katılanlardan Chris Rapley, 19. yüzyıldaki endüstri devriminin başlangıcından bu yana, okyanusların, insanların faaliyetleri nedeniyle atmosfere salınan 500 milyar ton karbonun yaklaşık dörtte birini soğurduğunu söyledi.

araclar

ATMOSFERDEKİ SERA ETKİSİ VE ISINMA ARTACAK
Bilimadamları bu oluşumun tahmin edilenden 40 yıl önce ortaya çıktığına dikkat çekiyor.

Yeryüzünde temel olarak 2 karbon kuyusu bulunuyor. Okyanuslar ve biyosfer.

Bilimadamları, okyanuslar, denizler, göller ve ormanların, insan faaliyetlerinden kaynaklanan CO2 salımının yaklaşık yarısını soğurduğunu, Güney Okyanusu’nun tek başına bu işlemin yüzde 15’ini yerine getirdiğini belirterek, bu okyanusun doyma noktasına ulaşmasıyla atmosferde daha fazla CO2’nin kalacağını ve atmosferdeki sera etkisinin ve ısınmanın artacağını kaydettiler.

Uzmanlar doğal yollarla emilimin zorlaştığına dikkat çekerek, atmosfere salınınan sera gazlarının oranının sınırlandırılmasının önemini vurguluyor.

Kaynak: NTV-MSNBC VE AJANSLAR

13 Aralık 2007 Perşembe

Küresel ısınmanın etkileri

İnsanlık daha şimdiden küresel ısınmanın birçok sonucuyla karşı karşıya. Küresel ısınma okyanusları, tarım, orman ve kent alanları ile balık tutulan bölgeleri, yiyecek ve iş kaynaklarını, kıyı kentlerini ve insan sağlığını etkilemeye başlamıştır.

Küresel ısınmanın yarattığı iklim değişikliğinin sonuçlarından bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

İklim değişikliği sonucu canlı kompozisyonları yavaş yavaş değişiyor, tür çeşitliliği giderek azalıyor, doğal yaşam alanları ortadan kalkıyor. Kuş ve memeliler yeni iklim koşullarına uyum sağlayamıyorlar. Kostarika'ya özgü altın kaplumbağalar küresel ısınma kurbanı ilk tür. İngiltere'de son 25 yılda 22 milyon çift kuşun 17 milyon çifti yok oldu.

İklim değişikliği insan ve hayvan göçünü beraberinde getiriyor. Örneğin Türkiye üzerinden Avrupa'ya gitmeye çalışan göçmenlerin büyük bölümü Afrika ve Asya'da iç savaşların yanısıra, kuraklık, salgın hastalık ve kıtlığın pençesindeki ülkelerden gelmektedir.

Uzmanların açıkladığına göre, Güney Kutbu'ndaki dev buzul kütleleri çözülerek ayrılıyor. '95'ten sonra buzulların kopma süreci hızlandı. Güney Kutbu'nda yaz sıcaklıklarının normalden 1-2 derece fazla olması buzulların erimesini önemli oranda hızlandırdı. Kuzey kutbundaki buz tabakasının %40 inceldiği düşünülüyor. Kutuplardaki buzullar artık karbondioksit yok eden kaynaklar olmaktan çıkıp karbondioksit yayan kaynaklar haline gelmiş durumda.

AB bünyesinde yürütülen Permafrost ve Avrupa'da İklim Projesi'ne göre Alp Dağları'ndaki buz kütlesi eriyor. Avrupa'nın en büyük buzul kütlesi Breidamerkurjokull'un buzlarında büyük bir delik açılmış, bu buzul iki yıl içerisinde parçalanıp sulara karışacak.

Afrika'daki ünlü Klimanjaro Dağı son yüzyılda buzul kütlesinin 3/4'ünü yitirdi. Diğer kıtalardaki dağlar da buzullarının büyük kısmını yitirdi. And Dağları'nda buzulların 1/4'ü eridi. Bolivya ve Peru buzullarını inceleyen Fransız bilim adamı Bernard Pouyaud'a göre, "insanoğlu sermayeden yemeye başladı".

Buzullardaki bu erime deniz seviyesinin yükselmesini de beraberinde getiriyor. Örneğin NASA'nın açıklamasına göre, Grönland'da eriyen buzlar yılda 4,5 trilyon litre su oluşturuyor.

Geçtiğimiz yüzyılda deniz seviyesi 15-20 cm yükseldi. ABD Çevre Koruma Ajansı'na göre, bunun 2-5 cm'si buzul erimesi, 2-7 cm'si okyanuslardaki ısınmadan dolayı genleşme, % 1'lik kısmı ise yaşanan çökelme sonucu meydana geldi. Yükselme nedeniyle denizsuyu kıyılara yakın tatlı su kaynaklarına karışıyor ve bu içme suyu sıkıntısı doğuruyor. Deniz seviyesinin yükselmesi sonucunda Pasifik'te Kribati bölgesinde 3 ada sulara gömüldü.
İngiltere Çevre Kirliliği Kraliyet Komisyonu'nun 2000 yaz raporuna göre, küresel ısınma, deniz seviyesinde değişiklik dışında yağmur yağışlarında da değişikliğe neden oluyor.

Monaco Oşinografi Müzesi Direktörü Prof. Doumange denizlerin ciğerlerine benzettiği mercan resiflerinin küresel ısınmaya bağlı olarak yok olduklarını söylüyor.

BM Çevre Pogramı uzmanlarından Sverin Tveidtal, permafrost alanların (donmuş toprakların) küresel ısınma nedeniyle çözüldüğünü söylüyor. Bunların çözülmesiyle birlikte binlerce yıl boyunca sakladıkları sera gazları atmosfere çıkıyor, bu ise bir kısır döngü şeklinde küresel ısınmayı arttıracak. Permafrost alanlar Alaska'nın %80'ini, eski Sovyet topraklarının ve Kanada'nın yarısını, Antartika'nın ise hemen hemen tamamını kapsamaktadır.

ABD Çevre Koruma Fonu'nun açıklamalarına göre geceler daha çok ısınıyor, bu durumda gece gündüz farkı azalıyor. Göl sularının ısınması sürüyor.

Güç santralleri, taşıtlar ve fabrika bacalarının ürünü olarak atmosferde biriken gazlar daha sonra asit yağmurlarına neden oluyor. Bu ise yağmur ormanlarının yanısıra birçok canlı ve bitki türünün yok olmasına yol açıyor ya da büyümesini engelliyor.

Kanada'da hortum, Alaska'da ilk kez fırtına, Hindistan, Bangladeş, Kolombiya ve İsviçre'de sel, Ortadoğu ve Asya'da kuraklık... Bunlar geçtiğimiz yıl doğal olduğu şüpheli afetlerden bazıları. Bunlara geçtiğimiz Temmuz sonunda Güney Afrika'da ve Arabistan'da kar yağması da eklenebilir.

'98 yılı verilerine göre, 56 ülkede sel baskını, 45 ülkede kuraklık yaşanmış. Amerika'da bulunan World Watch Institute adlı doğa araştırma grubunun bir incelemesine göre, '97'de küresel ısınma nedeniyle artan buharlaşma sonucu yağan yağmurlar ve fırtınalardan dolayı 92 milyar dolar maddi zarar meydana gelmiş. "96'da aynı nedenlerden dolayı meydana gelen zarar ise 60 milyar dolar. '97'de meydana gelen sel, yağmur ve kasırgalar dolayısıyla 300 milyon insan evsiz kalmış.


Kaynak:

Küresel ısınmayı durdurmak için...

TEMA, küresel ısınmayı durdurmak için herkesin uygulamaya koyabileceği bir dizi önlem alınmasını öneriyor.

TEMA yetkililerinden alınan bilgiye göre, küresel ısınmaya karşı kişisel çabalar yetersiz olabiliyor, ancak hep beraber hareket edildiğinde etkili oluyor. Evleri ısıtmak ve soğutmak için kullanılan enerjiden, yapılacak ufak değişikliklerle tasarruf yapılabileceğini belirten TEMA yetkilileri, daha az enerji kullanımı için şu önerilerde bulundu:
Evimizin yalıtımını iyi yapalım. İyi yalıtılmış çatılar metrekarede 15 litre yakıt tasarrufu sağlayabilir. İç ve dış duvarların yalıtımı, eski binalarda zor da olsa ısıyı korur.
Doğru oda sıcaklığı sağlanmalı. Çalışma ve yaşama alanları için ortalama 20-21 derecedir. Bu değerlerden aşağı her derecede yüzde 6 oranında ısınma giderlerinden tasarruf edilir. Gece düşürülen ısı da aynı yönde etkili olacaktır. Üşüyünce her zaman biraz daha fazla giyinebiliriz. Kullandığımız odaları ısıtalım. Sürekli oturmadığımız odaların ısıtıcıları kapatılabilir, daha az kullanılan yatak odası, misafir odası ve banyolardaki ısıtıcıları ise gerektiği zamanlarda kullanabiliriz.
Havalandırma, az ve öz olmalı. Bütün gün yarı açık bir pencere ve çalışan bir radyatör, odamız yerine sokağı ısıtır. Geceleri panjurları, perdeleri, storları kapatalım. Tek camlı pencerelerimizi şeffaf izolasyonla kaplayabiliriz, ucuzdur ve yüzde 6-10 enerji giderlerini azaltır.
Elektrikli ısıtıcıları asgari düzeyde kullanalım. Elektrikli radyatörleri ancak acil durumlarda kısa süreli kullanalım. Her türlü elektrikli ısıtıcı yoğun enerji tüketir.
Isıtma sistemlerinin birkaç yılda bakımları, temizliği yapılmalı, havaları alınmalı. Bakımı yapılmış sistemler yüzde 10 civarında enerji tasarrufu sağlar.
Çamaşırlarımızı kaynar su yerine ılık suda yıkayalım. Aynı temizliği ve yüzde 50 enerji tasarrufu sağlamış oluruz.
Bulaşık makinesi tam doluncaya kadar bekleyelim. Makineye bulaşıkları koymadan önce çalkalamayalım, bırakalım doğru seçtiğiniz ekolojik deterjanlar işlerini yapsın.

ESKİ BUZDOLAPLARI YÜZDE 40 FAZLA ENERJİ HARCIYOR
Dışarısıyla içerisi arasındaki her 1 derecelik farkın, yüzde 10 oranında ısınma ve soğutma faturalarına yansıyacağını ve sera gazlarına ekleneceğini vurgulayan yetkililer, konfor ve ekonomi için oda sıcaklıklarının kışın 18-20, yazın da 23-25 derece olmasını önerdi.
Az enerji harcayan ampullerin kullanılması gerektiğini, ifade eden yetkililer, “Akkor ampullerimizi tasarruf ampulleriyle değiştirelim. Tasarruf ampulleri yüzde 80 daha az enerji harcar, daha çok ışık verir ve uzun ömürlüdür” dedi.
Eski buzdolaplarının yenileriyle değiştirilmesi önerisinde bulunan yetkililer, 10 yıl önce üretilen buzdolaplarının bugünkü modellerden yüzde 40 daha fazla enerji tükettiğini, bu miktarın evin üç aylık aydınlatma tüketimine eşdeğer gelebileceğini bildirdiler.
Bilgisayarların, müzik setlerinin, televizyonların uyur konumda bırakılmaması gerektiğine dikkati çeken yetkililer, kumandadan kapatılmış televizyonların açık konumda oldukları kadar enerji harcadığını kaydetti.
TEMA yetkilileri, 4 kişilik bir ailenin, musluğun gereksiz yere akmasına izin vermeyerek, kısa duş alarak, bulaşıklarını makinede yıkayarak, gereksiz yere sifon kullanmayarak, güneş battıktan sonra bahçe sulayarak, bir yılda 140 ton su tasarrufu yapabileceğini söyledi.

İŞ YERİNDE NELER YAPILABİLİR?
İş yerlerinde aydınlatma, ısınma, soğutma, bilgisayarlar, yazıcılar, fotokopi makinelerinin de küresel ısınmaya katkıda bulunduğuna işaret eden yetkililer, şu önerilerde bulundu:
Evdeki kurallar iş yeri için de geçerlidir. Bunlara bir de çalışanların ulaşımı, uçak yolculuklarını, kağıt kullanımlarını da eklersek iş yerlerinin küresel ısınmaya etkisinin azımsanmayacak miktarda olduğu görülür. Dolayısıyla karbon salımı azaltma çabamızda iş yerlerimiz önemli bir yere sahiptir. Bilgisayarlarımızı kapalı tutalım. Bilgisayarlarımızı üç saatten fazla bir süre, ekranımızı 30 dakikadan fazla bir süre kullanmayacaksak kapatalım.
Kahve-çay makinesini açık bırakmayalım. Sıcak durması için termos kullanabilirsiniz.
Enerji tasarrufu etiketine dikkat edelim. İş yerimize tasarruflu ofis donanımları seçelim. Sadece enerji tasarrufu değil, bütçemize de katkı sağlamış oluruz.
Alternatifler düşünelim. İş yerimizde, bisiklet kullanımını teşvik edelim. Toplu ulaşım araçlarının kullanılmasını, araçların paylaşılmasını kağıtların geri kazanımını düşünerek hareket edelim.
Karbondioksit salınımının en önemli kaynağı, kara ve hava taşıtlarının oluşturduğu ulaşım sektörüdür. Uçaklar küresel karbondioksit miktarının yüzde 12’sini oluştururlar.
Arazi araçları, pikaplar, minibüsler gibi yüksek motor hacimli araçlar diğerlerine göre daha çok yakıt tüketirler. Bu tip büyük araçları kullanmaktan kaçınalım.
Eğer 30 saniyeden fazla bekleme yapacaksak kontağı kapatalım.
Lastiklerimizi kontrol edelim. 0,5 bar eksiltilmiş hava, yakıt tüketimimizi yüzde 5 arttırır. Bagajdaki gereksiz yükleri ayıklayalım. Aracımız, 100 kiloluk bir yükle 100 kilometrede 1 litre daha fazla yakıt tüketir.
Arabamız dururken ısıtmaya çalışmayalım. Yürürken daha hızlı ısınır ve daha az yakıt tüketir.

TÜKETİME DİKKAT
Küresel ısınmanın önlenmesinde günlük gıda tüketiminin de önemli rol oynadığını belirten yetkililer, önerilerine şöyle devam etti:
Organik ürünleri seçelim. Çiftçiler her yıl milyarlarca ton tarım ilacı kullanırlar. Bu ilaçlar zararlıları öldürürken toprağın içindeki karbonu tutan mikroorganizmaları da öldürür. Dolayısıyla karbon toprakta tutunamadığı için atmosfere karbondioksit olarak salınır. Organik olmayan tarım ürünleri sadece sağlığımıza zararlı olmayıp küresel ısınmaya da yol açar.
Yerel ürünlerle beslenelim. Çok seyahat etmiş ürünler bize ulaşana kadar karbondioksit salınımına neden olurlar.
Mevsiminde yiyelim. Ulaşımın yol açacağı sera gazlarını önlemiş oluruz.
Atıkları azaltalım, geri dönüştürelim ve tekrar kullanalım. Evimizde ne kadar atık ürettiğimizi düşünelim. Halen çevresel maliyetler atık yönetimine yansımamaktadır ve Avrupa Birliği ülkelerinin yüzde 60’ında çöpler gömülerek ortadan kaldırılmaktadır.
Yeşil enerjiye yatırım yapalım. Yeşil enerji üreten firmaların hisse senetlerini tercih edelim. Yeşil enerji geleceğin enerjisidir.

Kaynak: ntvmsnbc.com

Küresel ısınma, nemin de artışına yol açıyor

İnsan etkinliklerinin yol açtığı küresel ısınmanın, sadece dünyanın ısının daha fazla artmasına değil, rutubet artışına de yol açtığı belirtildi.

Nature (Doğa) dergisinde yayımlanan bir çalışmada, sıcaklıkları daha dayanılmaz hale getiren nemin yüzeye yakın havadaki oranının yaklaşık son 30 yılda yüzde 2,2 arttığı kaydedildi.
Bilgisayar örneklerinin, bu durumun tek açıklaması olarak insanın yol açtığı küresel ısınmayı gösterdiği belirtilen çalışmanın sahiplerinden İngiliz East Anglia Üniversitesinden Nathan Gillett, nem oranındaki bu değişimin, küresel ısınma sonucu sıcaklığın insanda yarattığı sıkıntıda önemli etkisi bulunduğuna işaret etti.

Belirli nem değişiklikleri üzerinde yapılan çalışmada, 1973-2002 yılları arasında havadaki toplam nem oranının ölçüldüğü belirtildi.

Bu arada çalışmayla doğrudan bağlantısı olmayan Miami Üniversitesi sağlık ve iklim araştırmacısı Laurance Kalkztein, nem oranındaki artışın insanlar için tehlikeli olabileceğini, çünkü bunun vücudun kendini kendini soğutmasını daha zorlaştıracağını vurguladı.

Çalışmanın sahiplerinden, Yale Üniversitesinden iklim araştırmacısı Katharine Willet de nemin, kürenin çoğu bölgesinde arttığını, ABD’nin batısı, Güney Afrika ve Avustralya’nın bazı bölümlerinde havanın daha kuru olduğunu kaydetti.

Fizik kuralları uyarınca sıcak havanın daha fazla nem tutabilmesi nedeniyle, çalışmadaki bulgular iklim araştırmacılarını şaşırtmazken, çalışmada, şu anki nem artışının önemli oranda olduğunun ve bunda sera etkisi yaratan gazların salımının etkisi olabileceğinin ortaya konulduğuna dikkat çekiliyor.

Çalışmanın ayrıntıları, Nature dergisinin internetteki http://www.nature.com/nature” adresinden görülebilir.


Kaynak:ntvmsnbc.com

Fosil yakıtlar tükenince ne yapacağız?

National Geographic Türkiye dergisi dergi bu ayki sayısında petrolün veliahtını arıyor...

Batı ülkeleri dev rüzgar tribünleri, dev güneş panelleri üretiyor. Pirinç kabuklarından çöpten, atık yağlardan enerji üretmeye çalışıyor ve hidrojen tüketen otomobiller Avrupa sokaklarında dolaşıyor.

Tüm bu çabaların nedeni halen aktif olarak kullanılan fosil yakıtlar tükendiğinde “ne kullanacağız?” sorusuna yakın zamanda net bir cevap verilemeyeceği korkusu.

Artık bir çok ülkede satışı yapılan bioyakıtlar ise yakıt ihtiyacını karşılamaktan uzak. National Geographic dergisindeki araştırmaya göre, biyoyakıtların petrolün yerini alması için tarıma ayrılan arazilerin en az iki katına çıkması gerekiyor.

Tüm bu çalışmaların bir noktada düğümlenmesi ise riskli olmasına rağmen akıllara nükleer enerjiyi getiriyor.

Dünya önümüzdeki yıllarda artan petrol üretiminin zirve yapıp ardından düşüşe geçmesini beklerken gelecekte neler olacağı ise bulunacak veliahta bağlı.

Kaynak:ntvmsnbc.com

Küresel Isınmaya Karşı Eğitim Seferberliği.

Okullarda küresel ısınmaya ve su sıkıntısına karşı eğitim seferberliği başlatıldı. Doğal Hayatı Koruma Vakfı, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ortaklaşa olarak düzenlenen kampanyada öğrencilere ısınmaya ve su sıkıntısına karşı alınacak önlemler anlatılacak. Kartal Belediyesi'nin de destek verdiği kampanyadan 80 bin öğrenci yararlanacak. Kampanya çerçevesinde ilk toplantı Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi'nde yapıldı. Toplantıya çeşitli okullardan 500 öğrenci katıldı. Kartal Belediye Başkanı Arif Dağlar yerel yönetimlere büyük sorumluluk düştüğünü hatırlattı. Toplantıda Doğal Hayatı Koruma Vakfı'ndan Dr. Filiz Demirayak, İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, Tema Vakfı'ndan Prof. Dr. Necmettin Çepel yaptıkları konuşmalarda küresel ısınmanın yol açtığı iklim değişikliklerinin su kaynaklarını çok önemli hale getirdiğini, nüfus artışına karşın su kaynaklarının artmadığını ve su probleminin kritik boyutlara ulaştığını vurguladılar.

Kaynak: Sabah.com.tr

Fosil yakıtlar

Fosil yakıtlar, çürüyen tarih öncesi bitki ve hayvanlardan milyonlarca yılda oluşmuş, kömür, petrol ve doğalgaz gibi yakıtlardır. Fosil yakıtlar yenilenebilir kaynaklar değillerdir.

Fosil yakıtların kullanılması, karbondioksit gazı biçiminde karbon açığa çıkmasına yol açar. Karbondioksit ise iklim değişikliği yaratan insan etkinliklerinin yaydığı en önemli seragazıdır. Bugün, özellikle kuraklıklar, seller ve rekor kıran sıcaklıklar yüzünden mercanların ağarması ve kutupların erimesi gibi iklim değişikliği etkilerini tüm dünyada tanık oluyoruz.

Türkiye'nin kirletici kömürlü termik santrallar işletme ve sözde "mobil" fuel-oil termik santralları dahil daha birçok fosil yakıtlı termik santral planlama konusunda kötü bir ünü vardır.

Biliminsanları iklim değişikliğine ilişkin 'güvenli' sınırlar aşılmadan önce, atmosfere ne kadar karbon yayılabileceğini hesaplamışlardır. Bu sınır aşılırsa, iklim değişikliği o denli hızlı gerçekleşecektir ki ekosistemler, buna ayak uyduramayacak ve kontrolden çıkabilecek geri dönüşsüz bir süreç başlayacaktır.

İklim değişikliği açısından en fazla 'güvenli' sıcaklık artışı, bir derece santigrattır. Fosil yakıtları bu hızla yakmaya devam edersek, bu sınıra yalnızca 40 yılda ulaşılacaktır.

Fosil yakıt endüstrisinin bulduğu mevcut ekonomik kömür, petrol ve doğalgaz rezervleri, bu miktarın yaklaşık dört katıdır. Bir başka deyişle, tehlikeli iklim değişikliklerini önlemek istiyorsak, bu rezervin dörtte üçünü yakmamız mümkün olmayacaktır. Buna karşın, petrol devleri petrol arama çalışmalarına yatırım apmaya devam ediyor. Çok uluslu petrol şirketlerinin yatırım yaptığı ana hedeflerden biri ise Hazar bölgesidir.

Bütün bunlar şu anlama gelmektedir: Hemen yenilenebilir enerji kaynakları yatırımlarına geçerek, acilen karbondioksit yayılımını azaltmaya ve fosil yakıtlardan vazgeçmeye başlamak zorundayız. Greenpeace, buna 'karbon mantığı' adını veriyor.

Petrol şirketleri, tehlikeli iklim değişikliklerine yol açmaya yetecek kadar petrolü zaten bulmuş durumdadır. Mevcut rezervleri piyasaya sunarlarsa, bunun iklim üzerindeki etkileri felaket olacaktır. Bu şirketler, daha fazla fosil yakıt aramak için para harcamak yerine, geleceğin temiz, sürdürülebilir enerji kaynaklarına şu anda yatırım yapmak zorundadır. Hiçbir şey olmamış gibi devam etmek, büyük ekolojik ve ekonomik yıkıma yol açarak milyonlarca insanın yaşamıyla kumar oynamaktır.

Endüstrileşmiş ülke hükümetleri, yenilenebilir enerjinin gelişimini dünya çapında desteklemeli ve fosil yakıtlara ve nükleer enerjiye dayalı geleneksel enerji sistemlerine her yıl verilen 250-300 milyar dolarlık sübvansiyonları kaldırmak için adım atmalıdır. Sürdürülebilir bir geleceğe giden tek yol, güneş kaynaklı enerjilere dayalı bir ekonomiye geçiştir.

Kaynak: GreenPeacE.OrG

10 Aralık 2007 Pazartesi

Yarışma İçin Son 20 Gün.

Eveeet. www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması için son 20 saymaya başladık artık kendi sitemden çok hangi sitenin birinci bitireceğini merak ediyorum.
Bu arada halen yarışmaya katılımlar devam ediyor. Bence bu yarışmanın galibi myrize olacak, fakat cesurtürk de en az onun kadar iyi bir yarışma çıkardı bu arada blogspot ile yarışmaya katılan ByMsT nickli arkaşımı da tebrik ediyorum ki yarışmada müthiş bir performans sergiledi eh ne diyelim iyi olan en iyi kasan kazansın :)

9 Aralık 2007 Pazar

Backlink nasıl kasılır :)

www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışmasına başladım başlayalı seo hakkında öğrendiğim en ilginç olay backlink kasma yöntemidir.. Profesyonel seo yapanlar tabiki de bu tarz şeyleri uygulamazlar fakat biz burada yarışıyoruz öyle değilmi :)

şimdi size bir kaç örnek vereceğim (çok gizemli sırları açıklıyorum ona göre :) )mesela www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması kelimesinde google' da bir arama yapıyoruz birinci sırada kimler var bir bakınıyoruz bu adrese giderek birinci sırada ki sitenin backlink kasdığı sitelere bakıyoruz :) eğer birinci sırada ki şahıs profesyonel bir seocu değilse zaten yapmış olduğu SEO(!)yu aynı yolu izleyerek bizlerde yapabiliriz..

illegal SEO teknikleri :)

www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışmasına ücretsiz sitelerin katılması ayrı bir güzellik katıyor sonuç itibarı ile nette çok fazla yatırım yapmadan SEO ile neler yapabileceğinizi görebiliyorsunuz. Yarışmada şu anda birinciliğe oynayan sitelerden bir tanesi de blogspot dan aldığı site ile katılmış.. (aynı ben(= ) forumda yapılan tartışmalara bakılırsa google amcamızın ücretsiz uygulamalarından birisi olan blogger sitelerini çok hızlı bir şekilde indexlediği görülmekte. Bu çok yönlü olarak kullanılabilir.

Mesela :
yeni bir site açıyoruz www.yenisite.com diyelim google ın bu siteyi indexlemesi içerisine eklenecek içerik ve alacağınız backlinklere göre değişebilir. fakat biraz kurnazlık yapalım dersek; blogger'dan yenisite.blogspot.com şeklinde bir adres alarak buradan ekleyeceğimiz içerikleri www.yenisite.com adresine yönlendirerek hem sitemize iyi bir backlink sağlamış olup hemde sitemizin google da daha hızlı indexlenmesini sağlayabiliriz..

SEO yarışmasına gölge düştü..

www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması tüm heyecanı ile devam ediyor yarışma son günlerine yaklaşırken cesurtürk'ün sobotaj iddaları var bunun yapan kişilerin kim olduğunu çok merak ediyorum doğrusu bu şekilde sen bu yarışmayı kazansan bile kişilik olarak bu sana neler kaybettirir sen bunun farkındamısın? diye sormadan da edemeyeceğim.. Her ne ise keşke bu tarz asalaklar olmasa bence şu anda karşı karşıya olduğumuz küresel ısınma teklikesi de bu tür asalakların halen dünya üzerinde varolmasından kaynaklanıyor.. Yarışmaya yarışma niteliğini kaybettirdiğiniz için sizleri kınıyorum..

Saygılar...

26 Kasım 2007 Pazartesi

SEO Analiz

SEO Analiz Aracı sitenize ait pekçok kriteri sofistike bir algoritma ile degerlendirerek, sitenizin nekadar arama motoru dostu oldugunu ve eger varsa eksiklerinizi nasil giderebileceginizi, düzeltmek için neler yapabilecegizi gösteren güzel bir araç.

Anahtar kelime (keywords):

Eğer ki SEO ile ilgileniyorsanız anahtar kelime seçimi arama motorlarındaki sıralamalardaki yeriniz için önemlidir.HTML kodunda ise ilk sıralarda yer almalıdır.Arama Motorları için anahtar kelimeler sitenin yerine geçer yani siteyi temsil eden sözcüklerdir.Örümcekler yukarıdan aşşağıya doğru okuduğu için sayfayı dolaşırken ilk önce sol tarafı okuyacaktır ve daha sonra sitenin içeriğine geçecektir.Bu nedenle anahtar kelimeler sol tarafa yazılmış olursa örümceğin gereksinimi hemen karşılanmış olur.Site içinde anahtar kelimeleri ard arda kullanmak arama motorları tarafından spam olarak algılanacağı için site içinde eşit dağıtılmasında fayda olacaktır.

Anahtar kelimelerinin belirlenmesi çok önemli bir adımdır.

* Kullanıcıların sitelerin içerik bilgilerini bulmak için en çok hangi kelimelerle arattığını bilmek gerekir.
* Kullanıcıların internet sayfalarını bulmak için en çok hangi kelime gruplarını ve kelime kalıplarını kullandıklarını bilmek gerekir.
* Diğer sitelerin kendilerini hangi kelimelere göre optimize ettiğini bilmek gerekir.

Sayfa içindeki metinlerde anahtar kelimelerin eş anlamlı kelimelerini aralarda kullanmak faydalı olacaktır.Bu kelimelerle aranıldığında listelerin en üst kısımlarında yer alması büyük olasılıktır.Sayfa isimlerinde, site içi klasör isimlerinde, kullanılan domainin isimlerinde, anahtar kelimelere yer vermek çok iyi olacaktır.

Kaynak : SEO Türkiye

24 Kasım 2007 Cumartesi

Yarışma durumu

www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışmasında müthiş sona doğru yaklaşırken google indexlemeye devam ediyor.. uzun bi aradan sonra ikinci sayfada yerimi almış bulunuyorum biraz backlink kasmanın zamanı geldi sanırım bazı işlerim den dolayı bugün ilgilenemicem ama yarın tüm günümü buraya ayırmayı düşünüyorum.. Neyse şimdilik kolay gelsin herkese bol PR li günler.. (:

19 Kasım 2007 Pazartesi

Küresel ısınmayı durdurabilmek için yapabileceğimiz 10 basit katkı!

Küresel ısınmayı durdurmak için siz de birşeyler yapabilirsiniz. İşte, karbondioksit salınımını azaltmak için gerçekleştirebileceğiniz 10 basit katkı ve bunları yaptığınızda ne kadar karbondioksit tasarrufu sağlayabileceğinizin hesabı...



1- Ampulünüzü değiştirin: Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayın.
2- Daha az araba kullanın: Her zamankinden daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanmaya özen gösterin. Araba kullanmadığınız her iki kilometre için 0.75 kg. karbondioksit tasarruf edeceksiniz.
3- Geri dönüşüme katkıda bulunun: Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda bin 200 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
4- Lastiklerinizi kontrol edin: Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol yüzde 3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kilo karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar.
5- Daha az sıcak su kullanın: Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg., giysilerinizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
6- Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının: Çöpünüzü yüzde 10 oranında azaltarak 600 kg. karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz.
7- Su ısıtıcınızı ayarlayın: Isıtıcınızı kışın iki derece aşağı, yazın iki derece yukarı ayarlayın. Bu basit ayarlamayla yılda bin kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
8- Bir ağaç dikin: Bir ağaç ömrü boyunca bir ton karbondioksit emer.
9- Çözümün parçası olun: Harekete geçmek ve daha fazla bilgi almak için 'www.iklimkrizi.net'i ziyaret edin.
10- Herkese anlatın: Küresel ısınmayla ilgili bildiklerinizi çevrenize anlatın.

Küresel ısınmanın farkında mıyız?

Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır.

Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2)°C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir [1].

Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, güneşten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı ileri sürülmektedir.

Su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak güneşten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına göre sabit olan bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Ancak diğer sera gazları, yer yer bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, yoğun volkanik etkinlik sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken olarak işlev görür.

Bugün için bilim çevrelerinde küresel ısınmadan başat rolün atmosferde karbondioksit oranının artmasına bağlanmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit,

yeşil bitkilerin fotosentez olayında,
karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle,
atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salınımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır.

Su buharı dışındaki sera gazları dolayısıyla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı, yani bulut oluşmasına yol açar. Bulutlar, güneşten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtırken bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Dış uzaya yansıyan radyasyon yeniden bulut kütlesi ile karşılaştığında, aynı olaylar yaşanır, yansıtılır, soğurulur, dış uzaya kaçar.

Bu mekanizma, su buharı dışındaki sera gazlarının atmosferde artması sonucu bulutların sera etkisini artırmakta, küresel ısınmaya yeni bir katkıya yol açmaktadır.

Kaynak: http://forum.istanbulxl.com

Küresel ısınmanın zararları ve yararları.

www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması bize çok şey öğretti..buyrun bunlardan bir kaç tanesi :
Küresel ısınmanın bir yarar sağlayacağını sanmıyorum ama zararları var: Küresel ısınma Dünyanın derecesini yükseltiyor bunun sonunda kuraklık ve kaos ortaya çıkıyor.rnrnKüresel ısınma ile sıcaklıklar yükseliyor bunun sonunda Antartikadaki buzullar eriyor ve okyasnuz akıntılarını yok ediyor.Daha ayrıntılı istersen, akıntının adını unuttum ama... bu okyasun akıntısı denizdeki tuz oradanı nedeniyle bir döngü içinde.Tuzlu su yoğun oluyor ve çekiyor ve bu akıntı oluşuyor.Ama bu buzullar eriyince okyanustaki tuzluluk oranları düşüyor.Sonuç olarak akıntı yok olma noktasına geliyor.Bu akıntı çok önemlidir. Akıntı her yıl İngiltereye, İngilterede çalışan bütün nükleer santrallerden daha fazla enerji veriyor.rnrnGeçmişteki kayıtlarda bu akıntının kaybolduğu dönemlerin yaşandığı görülebilmekte bu akıntının bittiği zamanlarda Dünya yeni bir buzul devrine girmiş. Sonuç olarak küresel ısınmanın asıl sonucu bu tür okyanus akıntılarını yok ederek Dünyanın iklimini tamamen değiştirmesi ve küresel ısınmanın sonunda bir küresel soğuma yani buzul devri yaşamamız.rnrnKüresel ısınma en çok okyasus aracığılıyla zarar verecek nede olsa Dünya bir okyasus gezegeni (3/4). Küresel ısınma sonunda, inanılmaz yanardağ patlamaları, akıl almaz depremler, olmayacağına göre okyanustaki değişimler bize asıl darbeyi vuracak.Bu yüzden küresel bir şekilde ısınmamalıyız :)...

Kaynak : http://forum.istanbulxl.com